Kız yabancı bir şehirde, yabancı bir evde ve yabancı bir yatakta uyandı, hatta üstündekiler bile ona yabancıydı…etrafa bakınırken sol tarafında onu gördü. Uyuyordu…onu görünce hatırladı nerde olduğunu. Dün gece 0’nda kalmıştı, içmişler, dertleşmişler, sarılıp film izlemişler ve sabaha karşı yatmışlardı…aslında yaşadıkları gece yıllar önce yaşamak istedikleri ama bir türlü söylemeye bile cesaret edemedikleri bir geceydi sanki.geçirdikleri gece istedikleri yada yıllar önce hayal ettikleri şekliyle olmamıştı, olamazdı. Çünkü onlar artık çok farklı yaşamların, başka insanlarındılar. Kız yastığına sarılıp onun uyumasını izledi ve izlerken de onu ne kadar çok sevmiş olduğunu ama bunu asla ona söyleyemediğini, şimdiyse ne kadar farklı hayatları olduğunu düşündü…tam bunları düşünürken o uyandı kıza baktı ve sanki bu yaşanan olağan bir geceymiş, sanki her sabah birlikte uyanıyorlarmış gibi hiçbir şaşırma belirtisi göstermeden ‘günaydın!!’dedi. ne rahat uyuyup uyuyamadığını ne de ne zaman uyandığını sordu kıza. Sadece gülümsedi…kalktılar, birer sigara yakıp oturdular konuşmadan. Sonra o giyinip ekmek almaya, gitti kızda mutfağa gidip çay demledi, kahvaltıyı hazırladı sanki her gün kahvaltıyı hazırlarmış gibi…elinde gazete ve ekmekle eve girdiğinde içinden ‘ben geldim aşkım’ demek geldi çocuğun, aynı anda kızında ‘hoş geldin aşkım’ demek istediğini bilmeden.kısa bir an bakıştılar, gülümsediler anlamış gibi birbirlerini…kahvaltılarını yapıp çay keyiflerini tamamladıktan sonra hazırlanıp evden çıktılar. Asansörle aşağı inerlerken çocuk yanaşıp kızı öptü ve ‘bugün sana ben geldim aşkım dememek için kendimi zor tuttum’ dedi…kız gülümseyip ‘bende sana hoş geldin aşkım diyodum az kalsın’ dedi…sonra arabaya bindiler, kızı otobüs terminaline götürdü. Ayrılık vakti gelmişti, ne de olsa onlar çok başka hayatlar yaşayan insanlardı…
Sonunda ne oldu derseniz; kız o geceyi huzur ve mutlulukla hatırlıyor aynı çocuk gibi…hala birbirlerinden ayrı hayatlar yaşıyorlar birbirlerini bırakmadan…ve ikisi de hala zamanında birbirlerine bir şeyleri söyleyemedikleri için pişman oluyorlar ama susmaya devam ediyorlar…o geceyi ise hala dünmüş gibi hatırlayıp anıyorlar…işte hepsi bu, aynı hayat gibi bu hikayeninde mutlu ya da parlak bi sonu yok, olmayacakta…
Sonunda ne oldu derseniz; kız o geceyi huzur ve mutlulukla hatırlıyor aynı çocuk gibi…hala birbirlerinden ayrı hayatlar yaşıyorlar birbirlerini bırakmadan…ve ikisi de hala zamanında birbirlerine bir şeyleri söyleyemedikleri için pişman oluyorlar ama susmaya devam ediyorlar…o geceyi ise hala dünmüş gibi hatırlayıp anıyorlar…işte hepsi bu, aynı hayat gibi bu hikayeninde mutlu ya da parlak bi sonu yok, olmayacakta…
